Ulaștirma, denizcilik ve haberlesmeșurasi (2013) - 6

 

  Index      Manuals     Ulaștirma, denizcilik ve haberlesmeșurasi (2013)

 

Search            copyright infringement  

 

   

 

   

 

Content      ..     4      5      6      7     ..

 

 

 

Ulaștirma, denizcilik ve haberlesmeșurasi (2013) - 6

 

 

141 

 

beklemeleri  artmaktadır.  Tren  tarifelerinde  tehir  olması  halinde  ise  beklemeler  daha  da 

belirgin artmaktadır. Bu yönüyle altyapı yatırımlarının önemi ortadadır. 

3.6.12. Ġstasyon Yönetimi 

Sosyal alanlar: Sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacı ile yapılması gereken 

eğitim,  sağlık,  dini,  kültürel  ve  idari  yapılar  ile  park,  çocuk  bahçeleri  gibi  yeĢil  alanlara 

verilen  genel  isim  olup  Park  alanları:  (Aktif  yeĢil  alan):  Park,  çocuk  bahçesi  ve  oyun 

alanları olarak ayrılan sahalar; Konaklama: Belirli ihtiyaçların giderilmesi amacı ile belirli 

süreli  olarak  kalınan  yerler;  Mağazacılık:  Ġstasyon  ve  Gar  binalarında  yolcu  ve  çevrede 

yaĢayan  insanların  ihtiyaçlarına  yönelik  büfe,  kafe,  lokanta  vb  gibi  birimler  ve  Ticari 

Ġstasyon  ĠĢletmeciliği:  Gar  ve  Ġstasyon  alanlarında  gerek  kent  halkına  gerekse  de 

yolculara hizmet amacıyla TCDD veya üçüncü kiĢilerce iĢletilen alanlardır. 

Bu  amaçlarla  toplam  325.986.053,34  m²  taĢınmaz  kullanılmakta  olup 

293.905.653,23 m² %90 TCDD mülkiyetinde,32.080.400,11 m² %10 ise Maliye Hazinesi 

adına  kayıtlıdır.  1.061  adet  gar,  istasyon,  durak  ve  sayding  bulunmaktadır.  Gar  ve 

istasyon  sahalarında  ticari  ve  iĢlemeciliği  destekler  nitelikteki  kullanımlardan  yaklaĢık 

2.055  adet  açık  ve  kapalı  alan  ticari  olarak  değerlendirilmektedir.  Bütün  bu  alanların 

değerlendirilmesi  sonucu  2012  yılında  34  milyon  TL  gelir  elde  edilmiĢtir.  Sosyal  tesis 

olarak, fiilen kullanılan 3 adet kamp alanı, 52 misafirhane / yatakhane bulunmaktadır. 

Bu alanlara iliĢkin sorunlar: Maliye hazinesi adına kayıtlı menkullerde karĢılaĢılan 

problemler,  Finansman  kısıtı  nedeniyle  sosyal  tesislerin  gerekli  bakım  ve  onarım 

iĢlemlerinin yapılamaması, Gar ve istasyon sahalarında yapıların çok büyük bir kısmının 

korunması  gerekli  kültür  varlığı  olarak  tescilli  olması  nedeniyle  karĢılaĢılan  sorunlar, 

Değerlendirmelerde  mevzuat  ve  yasal  düzenlemelerin  yetersizliği,  Yerel  yönetimlerle 

yaĢanan  problemler,  Vergi  ve  SSK  borcu  dolayısıyla  taĢınmazlar  üzerine  konan  haciz 

Ģerhleri,  kontrol  dıĢı,  haksız  kullanım  ve  tecavüzler,  TaĢınmaz  envanterinin  tam  ve 

sağlıklı  olmaması,  Tüm  bu  hususların  takibi  ve  önlenmesine  yönelik  nitelikli  eleman, 

ekipman  ve  donanımın  bulunmaması,  Münferit  değerlendirmelerle  oluĢturulmuĢ  yapının 

yeniden  değiĢtirilememesi  ve  hizmeti  ve  iĢletmeciliği  destekleyen  bütüncül 

değerlendirmeler  yapılamaması,  Gar  ve  istasyon  sahalarında  güvenlik  ve  temizlik 

konusunda yaĢanan problemler olarak sayılabilmektedir. 

Bu  durumların  bertaraf  edilmesinde  ise  Ģunlar  önerilebilmektedir:  Demiryollarının 

iĢletmeciliği desteklemek amaçlı kapsamlı ve organize bir çalıĢma öngörmesi bu konuda 

finansal ve mevzuat problemlerinin çözümlenerek, yerel ve merkezi yönetim sivil toplum 

142 

 

örgütleri  ve üniversitelerle birlikte ivedilikle ortak bir çalıĢma baĢlatılması, Karlılık kadar, 

kaliteli  hizmet  anlayıĢının  benimsenmesi,  Yeterli  sayıda  kalifiye  personel  istihdam 

edilmesi veya hizmet alımı ile takviye edilmesi, Güvenlik ve gar istasyon sahası temizliği 

hususlarında  gerekli  önlemlerin  alınması,  Gar  ve  Ġstasyon  alanlarının,  kentlerin 

merkezlerinde  yer  almasından  dolayı,  kentle  bütünleĢmesini  sağlayacak,  yaĢam 

merkezleri  haline  dönüĢtürecek  projelerin  geliĢtirilmesi,  Finansman  sağlanarak 

gerçekleĢtirilmesi veya Yap- ĠĢlet- Devret modeli ile hayata geçirilmesinin sağlanması. 

3.6.13. Personel ve Kariyer Yönetimi 

Türkiye‟nin  Avrupa  Birliği‟ne  üyeliği  sürecinde  ulaĢtırma  sektörünün  AB 

Müktesebatına  uygun olarak hazırlanması, yeniden yapılandırılması, modernize edilmesi 

ve  modlar  arasında  dengeli  bir  yapıya  kavuĢması  hususu  pek  çok  ulusal  belgede  yer 

almaktadır.  Bunlar;  UlaĢtırma,  Denizcilik  ve  HaberleĢme  Bakanlığı  –  Türkiye  UlaĢım  ve 

ĠletiĢim  Stratejisi  –  Hedef  2023,    9.Kalkınma  Planı,  Katılım  Öncesi  Ekonomik  Program 

(2011–2013)  ve  TÜBĠTAK  tarafından  hazırlanan  Ulusal  Bilim  ve  Teknoloji  Politikaları 

2003-2023  Strateji  Belgesi  olup,  bu  belgelerdeki  öncelikler  Katılım  Öncesi  Mali  Yardım 

Aracı I. ve III. BileĢen öncelikleri ve MIPD öncelikleriyle uyumludur. 

Bunun  yanı  sıra,  9.  Ulusal  Kalkınma  Planı  (2007-2013)(DPT,  2011);  ulaĢtırma 

sektöründe yapılması gereken çalıĢmalar konusunda ıĢık tutmaktadır. UlaĢtırma türlerinin 

teknik  ve  ekonomik  açıdan  en  uygun  yerlerde  kullanıldığı  dengeli,  akılcı  ve  etkin  bir 

ulaĢtırma altyapısının oluĢturulmasında, sistem, bütüncül bir yaklaĢımla ele alınacak; yük 

taĢımalarının  demiryollarına  kaydırılmasını,  önemli  limanların  lojistik  merkezler  olarak 

geliĢtirilmesini sağlayan, taĢıma türlerinda güvenliği öne çıkaran politikalar izlenecektir. 

13.10.2011  tarih  ve  28083  Mükerrer  sayılı  Resmi  Gazete‟de  yayımlanan 

2011/2302  sayılı  Bakanlar  Kurulu  Kararı  eki  “Ortak  Vadeli  Program  2012-2014”da; 

UlaĢtırma  sektöründe  temel  amacın;  taĢıma  türleri  arasında  dengenin  ve  birbirini 

tamamlayıcılığın  sağlandığı,  kombine  taĢımacılığın  yaygınlaĢtığı,  çağdaĢ  teknoloji  ve 

uluslararası  kurallarla  uyumlu,  çevreye  duyarlı,  ekonomik,  güvenli  ve  hızlı  taĢımacılığın 

yapıldığı  bir  ulaĢtırma  altyapısının  oluĢturulması  olduğu  vurgulanmıĢtır.  Bu  bağlamda 

etkinliğin arttırılmasına yönelik olarak aĢağıda belirtilen orta vadeli çalıĢmaların yapılması 

kararı alınmıĢtır: 

  UlaĢtırmanın tüm türlerinde trafik güvenliği artırılması, 

  TCDD‟nin  hizmet  kalitesi  artırılacak,  hızlı  tren  ile  yolcu  taĢımacılığının 

yaygınlaĢtırılması, 

143 

 

  Demiryolu  taĢımacılığının  sektör  içindeki  payını  artırmak  ve  TCDD‟nin  kamu 

üzerindeki mali yükünü azaltmak amacıyla, demiryolu sektörü ve TCDD‟nin yeniden 

yapılandırılması, 

  Yük taĢımacılığında demiryolu ve denizyoluna ağırlık verilmesi; iç bölge bağlantıları 

geliĢtirilerek  limanlar  kombine  taĢımacılık  yapılabilen  lojistik  merkezler  haline 

getirilmesi 

  Uygun  liman sahaları  tespit  edilmesi,  ana  limanlar  oluĢturulması  ve limanların etkin 

yönetiminin sağlanması, 

  Raylı  ulaĢtırma  sektöründe  güvenli,  ucuz  ve  hızlı  hizmet  sağlayan  bir  yapılanma 

geliĢtirilmesi,  önemli  üretim  ve  tüketim  bölgelerinde  bölgesel  ve  küresel  ihtiyaçlara 

cevap verebilecek lojistik merkezler oluĢturulması konularına öncelik verilmiĢtir.  

Türkiye Raylı UlaĢtırma sektörünün Avrupa Birliği (AB) mevzuatı ile uyumlu  yasal 

ve kurumsal çerçevesini oluĢturmak, demiryolu taĢımacılığındaki mevcut TCDD tekelinin 

kaldırılarak  demiryolu  sektörünü  serbestleĢtirmek,  demiryolu  altyapısını  yük  ve  yolcu 

taĢımacılığı yapmak üzere kurulan/kurulacak özel ve kamu demiryolu iĢletmelerinin ayrım 

yapmaksızın  kullanımına  açmak,  serbest  ve  adil  rekabeti  sağlamak,  daha  kaliteli  ve 

emniyetli demiryolu hizmetinin daha uygun ücretle kullanıcılara sunulmasını temin etmek 

için  hazırlanan  ve  yeni  demiryolu  sektörünü  düzenleyen  “Türkiye  Demiryolu 

UlaĢtırmasının SerbestleĢtirilmesi (TDUS) Hakkında Kanun 1 Mayıs 2013 tarih ve 28634 

sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiĢtir.  

Ġstihdam  ve  Mesleki  Eğitim  ĠliĢkisinin  Güçlendirilmesi  Eylem  Planı  15  Temmuz 

2010 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiĢtir. Bu Eylem Planı‟nın amacı; 

mesleki  ve  teknik  eğitimin  iĢ  piyasasının  ihtiyaçları  doğrultusunda  verilmesi,  eğitim 

istihdam  iliĢkisinin  güçlendirilmesi,  hayat  boyu  öğrenme  anlayıĢı  içinde  aktif  iĢ  gücü 

piyasası  politikalarının  etkin  olarak  uygulanması,  mesleksizlik  sorununun  giderilerek 

iĢgücünün istihdam edilebilirliğinin artırılması için bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluĢları 

ile özel sektör arasında iĢbirliği ve koordinasyonun geliĢtirilmesidir. 

Ülkemiz  ulaĢım  altyapısı,  sistemlerdeki  geliĢmeler  ve  geleceğe  yönelik  planlama 

çalıĢmaları  dikkate  alınarak  öncelikle  sektörde  görev  yapacakların  mesleki  ve  teknik 

eğitim alması gereği ortaya çıkmaktadır. Yolcuların ve eĢyaların emniyetli, hızlı, konforlu, 

elveriĢli ve çevreyle uyumlu olarak taĢınmasını sağlamak amacıyla ulaĢımın herhangi bir 

türü  için  planlama,  fonksiyonel  tasarım,  araçların  ve  tesislerin  iĢletilmesi  konularında 

teknolojik  ve  bilimsel  prensiplerin  bir  uygulaması”  olarak  tanımlanan  ulaĢtırma  alanında 

144 

 

gerçekleĢtirilecek  eğitim,  trafik,  güvenlik,  iĢletme  vb.  çok  geniĢ  bir  alanda  öğretim  ve 

uygulama olanağına sahiptir.  

Amaç ve hedeflere uygun bir hizmet sunulabilmesi için, Raylı UlaĢtırma Hizmetleri 

alanında  çalıĢacak  her  meslek  grubunun  temel  ve  yeterli  düzeyde  bilgiye  sahip  olması 

gerekmektedir.  Teknolojik  ve  yasal  değiĢimlerle  birlikte  ortaya  çıkacak  süreçte,  tüm 

personelin de çeĢitli ve sürekli eğitimi gerekecektir. 

Ülkeler  arasında  gerçekleĢecek  birlikte  iĢletilebilirlik  ve  ortak  standartları  teĢvik 

eden  mevzuatın,  ülkemizde  de  Raylı  UlaĢtırma  Hizmetleri  sektöründe  çalıĢanlara  ve 

çalıĢacaklara eğitim programları çerçevesinde verilmesi gereklidir. Bu eğitim programları 

kapsamında demiryolu sektöründe ihtiyaç duyulacak yeni personelin ve halen çalıĢmakta 

olan  personelin,  teknolojik  geliĢmeler,  tren  ve  Ģebeke  iĢletimi,  bakım  ve  onarımı,  ile 

altyapı bakımı ile ilgili konularda eğitim gerekmektedir. 

Raylı UlaĢtırma Hizmetleri alanındaki personelin en azından ülkeler arası iĢletime 

iliĢkin  uyumlu, asgari koĢulları ve gereksinimleri karĢılayacak derecede donanım ve bilgi 

birikimine sahip olması ve bu amaçla geliĢim programları düzenlenmesi gerekmektedir. 

Türkiye‟nin  kalkınma  sürecinde  mesleki  eğitimin  rolü  artık  daha  ön  plandadır. 

Önümüzdeki yıllarda nitelikli insan kaynağına daha fazla ihtiyaç duyacak olan sanayiden 

gelen talepler temelde mesleki ve teknik eğitimden geçmektedir 

Avrupa  ülkeleri  ile  birlikte  ülkemizde  de  Raylı  UlaĢtırma  Hizmetleri  alanında 

faaliyet gösterecek yük ve yolcu taĢımacılığı yapacak iĢletmeler önümüzdeki 10-15 yılda 

daha  fazla  rekabetle  karĢı  karĢıya  olacaklardır.    Bu  rekabet,  hem  yeni  iĢletici  sayısının 

artması hem de diğer ülkelerden iĢleticilerin gelmesi nedeniyle ortaya çıkacaktır.  

Raylı  taĢımacılık  sektöründe  istihdam  edilecek  personel  için,  ortak  bir  nitelik 

standardı  geliĢtirmek  önem  taĢımaktadır.  Avrupa  ülkeleri  ile  ülkemiz  arasında  Raylı 

UlaĢtırma  Hizmetleri  personelinin  nitelik  standardı  ve  Raylı  UlaĢtırma  Hizmetleri 

sektöründeki  personeli,  eğitimcileri  ve  denetçileri  için  ortak  bir  sertifika  üzerinde 

anlaĢmak  suretiyle  ülkelerarası  demiryolu  iĢletilebilirliğini  arttırmak  ve  esnek  bir  iĢ  gücü 

yaratmak büyük yarar sağlayacaktır. 

UlaĢtırma  hizmetlerinde  ve  ilgili  alanlarda  nitelikli  iĢgücüne  her  zaman  ihtiyaç 

olacaktır.  Ülkeler,  küresel  rekabette  öne  çıkabilmek  ve  sürdürülebilir  kalkınmayı 

sağlamak  için  iĢgücü  piyasasının  talep  ettiği  mesleki  eğitimi,  doğru  zamanda  ve  doğru 

yöntemle vermenin arayıĢı içindedir.  

145 

 

AB  ile  uyum  bağlamında  AB  ulaĢtırma  politikalarının  gereklerini  yerine  getirmek, 

AB  koĢullarında yeterli  bir  demiryolu ağı  oluĢturmak  ve Asya  ile bağlantısı  üzerinde  yer 

almak,  ülkemiz  açısından  önem  kazanacağından,  bu  konudaki  her  türlü  çabanın 

zamanında ve öncelik verilerek sürdürülmesi gerekmektedir. 

Avrupa  Birliği‟nin  130.000  sayfalık  müktesebatının  %  10‟unu  oluĢturan  bir 

“UlaĢtırma” mevzuatının üstlenilmesi  zorunluluğu söz konusudur. Avrupa Birliği(AB) tam 

üye  olma  yolunda  ülkelere  ciddi  ödevler  yüklemektedir.  Sürücü  eğitimlerinden,  tehlikeli 

madde taĢımalarına; kombine taĢımacılıktan  taĢımada yeni güvenlik tedbirlerine ve yeni 

teknolojilere adaptasyona kadar rekabet gücünün arttırılması gerekmektedir.  

Ülkemizde  etkin  kamu-özel  sektör  iĢbirlikleriyle  hayata  geçirilecek  ulaĢtırma 

hizmetleri  sayesinde  bölge  çapında  raylı  sistemlerle  yapılacak  taĢımacılık  kapasitenin 

geliĢtirilmesi  ve  etkinleĢtirilmesi,  ülkemizin  bu  Ģekilde  dıĢ  ticaretini,  dolayısıyla  küresel 

ekonomideki yerini sağlamlaĢtırmasını ve bölge ülkeleri arasında, küresel ligde bir adım 

daha  öne  çıkmasının  yolunu  açacaktır.  Raylı  taĢımacılık  sektörünün  rekabet  gücünün 

artırılması,  ulaĢtırma  türleri  arasında  etkin  koordinasyonu  sağlayacak  düzenlemeler 

yapılması, buna paralel olarak geliĢen ve değiĢen Ģartlar doğrultusunda nitelikli personel 

yetiĢtirilmesi  amacıyla  uzaktan  öğretim  Raylı  UlaĢtırma  Hizmetleri  ön  lisans  eğitimi 

gerekli görülmektedir 

Raylı UlaĢtırma Hizmetleri alanındaki eğitim, yolcuların ve eĢyanın emniyetli, hızlı, 

konforlu,  elveriĢli  ve  çevreyle  uyumlu  olarak  taĢınmasını  sağlamak  amacıyla  planlama, 

fonksiyonel  tasarım,  araçların  ve  tesislerin  iĢletilmesi  konularında  teknolojik  ve  bilimsel 

prensiplerin  bir  uygulaması  olarak  tanımlanması  ve  gerçekleĢtirilecek  eğitimin  trafik, 

güvenlik,  iĢletmecilik  esasları  çerçevesinde  geniĢ  bir  alanda  öğretim  ve  uygulama 

olanağına sahip olmasını gerektirmektedir.   

Dokuzuncu  Kalkınma  Planında  ulaĢtırma  sektöründeki  hızlı  büyüme  nedeniyle 

ortaya  çıkan  ihtiyacı  karĢılamak  üzere,  uluslararası  standartlarda  eğitim  veren 

kuruluĢlarca  yeterli  sayı  ve  nitelikte  personel  yetiĢtirilecek  ve  bu  personelin  uzmanlık 

alanlarında istihdam edilmelerinin sağlanması önerilmektedir. 

Teknolojinin  Raylı  UlaĢtırma  Hizmetleri  alanında  da  kullanılmaya  baĢlaması  ve 

buna  paralel  personelin  bu  teknolojilere  uyum  sağlaması  çok  önemlidir.  Bir  kamu 

kuruluĢu olan Raylı UlaĢtırma Hizmetleri sektörü yeni oluĢumlarla tam olarak kamu olma 

özelliğini kaybetmektedir. 

146 

 

Kamu ve özel ortaklıklı projelerle Raylı UlaĢtırma Hizmetleri alanındaki anlayıĢlar 

değiĢmektedir.  Rekabet  ortamının  yaratıldığı  bu  uygulamalarda  raylı  taĢımacılık 

hizmetleri  ile  ilgili  meslek  eğitiminin  önemi  daha  da  artmaktadır.  Daha  hızlı  daha 

ekonomik  ve  daha  güvenilir  raylı  taĢımacılık  sistemi  ancak  kalifiye  elemanlarla 

sağlanacağından ilgili kuruluĢlar meslek standartlarını ve yeterliliklerini belirlemelidir.  

Avrupa Birliği Raylı UlaĢtırma Hizmetlerini taĢımacılığın ana ekseni kabul etmiĢ ve 

demiryolu  sektörünün  serbestleĢtirilmesini  istemiĢtir.  Bu  yeni  demiryolu  anlayıĢı  ve  yeni 

standartlar  demiryolu  sektöründe  çalıĢanların/çalıĢacakların  meslek  standartlarının  ve 

yeterliliklerinin  belirlenmesini  ve  bu  yeterliliklere  göre  eğitimlerinin  yeniden 

değerlendirilmesini gerektirmiĢtir. 

Raylı  UlaĢtırma  Hizmetlerine  olan  talebin  artması  Raylı  UlaĢtırma  Hizmetleri 

sektöründeki  giriĢimcilerin  faaliyetlerinin  de  artmasına  yol  açmaktadır.  Sektörde  söz 

konusu  faaliyetlerin  gerçekleĢtirilmesinde  kendilerine  gerekli  insan  gücünün  baĢka  bir 

deyiĢle  insan  kaynaklarının  profesyonel  eğitimlerini  temin  eden  eğitim  olanaklarının 

yaratılması öncelik kazanmaktadır. 

Raylı  UlaĢtırma  Hizmetleri  sektöründe  faaliyet  gösterecek  kamu  ve  özel  sektör 

hizmet  sağlayıcılarının,  personel  eğitimlerini  sağlayacak  profesyonel  eğitim  hizmetlerini 

kendi  kurdukları  eğitim  merkezlerinde  gerçekleĢtirmenin  yanında  bağımsız  eğitim 

kurumlarından  sağlayabilmeleri,  uzaktan  öğretim  programını  tamamlayanlara  verilecek 

diplomaların,  Uluslararası  Demiryolları  Birliği  (UIC)  kanalıyla  Avrupa'da  karĢılıklı 

tanınmasının kabul edilmesinin sağlanması da sektöre çok büyük katkı sağlayacaktır.   

Raylı UlaĢtırma Hizmetleri alanında verilecek eğitimin  temel niteliklerini Ģu Ģekilde 

sıralamak  mümkündür:  Raylı  UlaĢtırma  Hizmetleri  sektöründe  verimliliğin  artması  için 

insan kaynaklarının eğitimini sağlaması, Öğretimde bilgi iĢlem teknolojilerinin ve bireysel 

öğretim  yöntemlerinin  kullanılması,  Eğitim  programının  sektörün  yerel,  ulusal  ve 

uluslararası ihtiyaçlara cevap verebilecek bir yapıda olması.

 

Avrupa  Birliği  Bologna  Sürecindeki  geliĢmeler  dikkate  alındığında  örneğin, 

ülkemizde  ulaĢtırma  ile  ilgili  lisansüstü  ve  önlisans  programlarının  Raylı  UlaĢtırma 

Hizmetleri alanında açılmasına büyük gereksinim olduğu görülmektedir.  

Modern  yönetim  anlayıĢında,  iĢletmelerin  insan  kaynaklarından  etkin 

yararlanabilmeleri  için  kariyer  geliĢtirme  programlarına  yer  vermeleri,  organizasyon 

etkinlik  ve çalıĢanların  iĢ  tatmini  bakımından  önemlidir.  ÇalıĢanlar,  bulunduğu konumun 

147 

 

farkında  olmalı,  kendisi  için  bir  sonraki  hedefi  belirlemeli  ve  geleceğe  hazırlanmalıdır. 

Dünya ekonomisi büyük değiĢiklikler yaĢamakta ve çağın gerisinde kalan eski teknolojiye 

sahip kurumlar ve iĢ alanlarında ekonomik güçlükler yaĢanmaktadır. Öte yandan, oldukça 

hızlı ilerleyen bilim ve teknoloji karĢısında, personel ihtiyacı azalmakta veya tam tersine 

nitelikli  personel  ihtiyacı  artmaktadır.  Bu  çerçevede;  iĢe  alınan  personelin  niteliklerinin 

belirlenmesi, çalıĢan personelin geliĢimi için gerekli olan hizmet içi eğitim programlarına 

büyük önem verilmelidir.  

ÇalıĢanların  yükselme  biçim  ve  Ģartları,  kamu  personel  rejiminin  imkân  verdiği 

sınırlar,  usul  ve  esaslar  çerçevesinde  yapılabilmektedir.  ÇalıĢanların  5–10  sene 

sonrasına  iliĢkin  kaygıları  bilinmeli  ve  azaltılmalı;  bir  planlama  imkânı  bulunmamakla 

birlikte;  ilerleyebilecekleri  kademeler  için  öngörülen  performans,  nitelik,  eğitim,  kurs  ve 

sınavlar çalıĢanlara bildirilmelidir.  

3.6.14. Ücretlendirme 

Son  yıllarda  lojistik  sektörü  tüm  dünyada  olduğu  gibi  ülkemizde  de  büyük 

geliĢmeler  göstermektedir.  TCDD  de  bu  geliĢmelere  paralel  olarak  lojistik  sektörünün 

ülkemizde  dünya  standartlarına  ulaĢabilmesi  amacıyla,  günün  geliĢen  ve  değiĢen 

koĢulları çerçevesinde sürekli olarak tarifelerde yenilikler yapılmaktadır. 

TCDD  yük  taĢıma  ücretleri;  maliyetleri  etkileyen  akaryakıt,  elektrik,  malzeme 

fiyatları ile personel ücretleri gibi en önemli girdi fiyatları dikkate alınarak herhangi bir kar 

amacı gütmeksizin ve ülke çıkarları  ve kamu  hizmeti çerçevesinde gelir-gider  dengesini 

sınırlı  veya  belirli  ölçülerde  sağlayabilmek  amacıyla,  ulaĢtırma  sektörünün  mevcut 

koĢulları,  ülkenin  genel  ekonomik  göstergeleri  doğrultusunda  tespit  edilmeye 

çalıĢılmaktadır.  Ancak  mevcut  yük  tarife  sisteminin  maliyet  esasına  dayanmadığı  ve 

maliyet esaslı, esnek tarife sistemine ve uygulamalarına ivedilikle geçilmesi gerektiği de 

açık ve tartıĢmasızdır. 

26.12.2003  tarihinde  Ġran'da  meydana  gelen  deprem    02.08.2010  tarihinde 

Pakistan'da meydana gelen sel ve 23.10.2011  tarihinde Van'da meydana gelen deprem 

felaketleri nedeniyle devletimiz ve çeĢitli yardım kuruluĢları yardım kararları almıĢ ve bir 

kısım yardım malzemesinin demiryolları ile taĢınması görevi TCDD‟ye verilmiĢtir. Ancak, 

meydana  gelen  doğal  afetler  nedeniyle  yapılacak  yardımların  en  seri  Ģekilde  afet 

bölgelerine  ulaĢtırılması  gerektiğinden  4736  Sayılı  Kanun  gereğince  tahakkuk  edecek 

taĢıma  ücret  ve  ek  masrafların  hangi  kurum  tarafından  karĢılanacağı  hususunda 

Bakanlar  Kurulu  Kararı  istihsal  edilmeden  taĢımalara  baĢlanılması  zorunluluğu  hasıl 

148 

 

olmuĢtur. Bu durum, TCDD‟nin görevini yerine getirme sürecinde  idari ve mali mevzuat  

hükümlerine  uyma  zorunluluğundan  karmaĢaya  sebep  olduğu  gibi  taĢımaların 

gecikmesine ve TCDD‟nin ya da Ülkemizin prestij kaybına  neden olmaktadır. 4736 Sayılı 

Kanun  hükümlerine  uyuma  zorunluluğu  bulunduğundan,  bu  görevlendirmeler  nedeniyle 

TCDD  tarafından  yapılan  taĢıma  ve  ek  ücretlerin  ne  Ģekilde  ve  hangi  kurumlarca 

ödeneceği her seferinde  Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenmektedir. 

Bu  tür  felaketlerde  yardım  malzemelerinin  taĢınması  görevinin  TCDD‟ye  tevdi 

edilmesi halinde, karĢılıksız  yapılan taĢıma hizmetlerinin hızlandırılması  için 4736 Sayılı 

Kanun‟da  düzenleme  yapılarak  TCDD‟nin  inisiyatif  kullanabilme  yetkisi  verilmesi 

gerekmektedir. 

Yolcu Taşımalarında Ücretlendirme ve YHT Örneği: 

KüreselleĢme  toplumu  hızla  değiĢtirmektedir.  Bu  değiĢim  nüfus  artıĢı  ve  giderek 

artan genç nüfusla birlikte değerlendirildiğinde hız, kolay eriĢim, konfor vb. faktörler en az 

güvenlik  ve  ekonomiklik  kadar  talep  edilir  hale  gelmiĢtir.  Ekonominin  son  yıllarda 

gösterdiği  büyüme  milli  geliri  de  önemli  ölçüde  büyütmüĢ  bu  da  seyahat  sıklığının 

artmasına  neden  olmuĢtur.  Bugün  için  ülke  genelinde  hareketli  nüfus  hızla  artarak, 

ulaĢtırmayı bölgesellikten ülke geneline yaygın hale getirmiĢtir.  

Yüksek Hızlı Tren iĢletmeciliği yapan sayılı ülkelerden biri olan Türkiye‟de Ankara-

EskiĢehir,  Ankara-Konya  ve  Konya-EskiĢehir  arasında  toplam  40  tren/gün 

çalıĢtırılmaktadır.  

Ülkemizdeki konvansiyonel tren  ve Yüksek Hızlı Tren taĢıma ücretleri Avrupa ve 

Uzakdoğu ile mukayese edildiğinde daha ucuzdur. 

Almanya‟da  yüksek  hızlı  trenlerle  yapılan  yolculuğun  saati  ortalama  2.sınıfta 

72,97 TL, 1.sınıfta ise 118,07 TL‟dir. Ġspanya‟da bu değer 2.sınıf için 90,08 TL, 1.sınıf için 

147,06  TL;  Fransa‟da  sırasıyla  96,55  TL  ve  141,08  TL;  Ġtalya‟da  78,19  TL  ve  107,52 

TL‟dir.  Türkiye‟de  bir  saatlik  YHT  yolculuğu  ekonomi  sınıfında  ortalama  14,86  TL, 

business sınıfında ise 20,80 TL‟dir.  

Almanya,  Ġspanya,  Fransa  ve  Ġtalya‟daki  hızlı  trenle  yolculuğun  saatlik  ortalama 

ücretleri satın alma paritesine göre oluĢturulan kiĢi baĢına GSYH‟den arındırıldığında, 2. 

sınıfta en ucuz hızlı tren saatlik ücreti 30,56 TL ile Almanya‟da, 1.sınıfta ise 52,70  TL ile 

Ġtalya‟dadır.  Türkiye‟deki  saatlik  ücret  Avrupa‟daki  en  ucuz  saatlik  ücretlerle 

kıyaslandığında 2.sınıfta %51, 1.sınıfta %61 daha ekonomiktir.  

149 

 

 

 

Tablo 3.6.14.1 Ülkelere göre trenle yolculuğun saatlik ortalama ücretleri 

ÜLKE ADI 

KiĢi baĢı 

GSYH*(ABD 

doları) 

Saat Ücreti 

(EURO) 

Saat Ücreti (TL) 

Saat ücretlerinin Türkiye 

fiyatları (TL) 

2. sınıf 

1.sınıf  2. sınıf 

1.sınıf 

2.sınıf 

1.sınıf 

Almanya 

37.411 

30,92 

50,03 

72,97 

118,07 

30,56 

49,44 

Ġspanya** 

32.229 

38,17 

62,35 

90,08 

147,16 

43,79 

71,53 

Fransa 

34.148 

40,91 

59,82 

96,55 

141,18 

44,29 

64,77 

Ġtalya 

31.962 

33,13 

45,56 

78,19 

107,52 

38,32 

52,70 

Türkiye 

15.666 

6,29 

8,81 

14,86 

20,80 

14,86 

20,80 

*GSYH değerleri 2010 SGP ile kişi başına reel GSYH değerleridir. Veriler TÜİK’ten alınmıştır. 
** İspanya’daki hızlı tren biletlerinde Turista, Preferente ve Club olmak üzere üç farklı sınıf vardır. Preferente 
ve Club sınıfları birleştirilerek Tabloda 1.sınıf değerleri olarak yazılmıştır. 
*** Euro/TL paritesi 2,36 olarak alınmıştır. 

 

KiĢi  baĢına  düĢen  GSYH  değerinin  yükselmesine  paralel  olarak  Yüksek  hızlı 

demiryolu  ağının  geniĢlemesi,  trenlerin  konfor  ve  süre  iyileĢtirmeleri  neticesinde  ücret 

tarifeleri  bir  üst  seviyeye  çekilerek  yolcu  iĢletme  verimlilik  oranlarında  iyileĢmeler 

sağlanacaktır. 

3.6.15. Hizmet Seviyesi 

Hizmet  seviyesi;  genelde  araç  içi  seyahat  süresi,  (araç  veya  hizmet  bekleme, 

aktarma,  yürüme,  vb  gibi)  araç  dıĢı  veya ekstra seyahat  süresi,  cebe  maliyet,  güvenlik, 

güvenirlik, konfor vb niteliklerle belirtilmektedir. Bu niteliklerin tamamı; teknoloji, ağ, bağ, 

bağlantı,  araç,  yükleme/boĢaltma  üniteleri,  aktarma  ve  destek  üniteleri,  iĢletim  kararları 

ve  politikaları,  mevzuat,  iĢletici  vb  ulaĢtırma  türü  bileĢenlerine  bağımlıdır.  Bu  nitelikler 

aynı zamanda, kullanıcıların tür seçimini de doğrudan etkilemektedir.  

Araç içi  zaman;  yolcu veya yükün tren içinde baĢlangıçtan  bitiĢe kadar katedilen 

mesafede geçen  seyahat  süresidir.  Bu  süre;  demiryolu  ağ  ve,  bağlantılarının geometrik 

özelliklerinden (yatay ve düĢey kurp yarıçapları, boyuna ve enine eğimler, hat sayısı gibi 

mevcut  demiryolu  ağı  ana  bileĢenlerine),  çeken  çekilen  araçların  teknolojisi,  ekonomik 

150 

 

ömrü, mevcut yaĢ ve kapasitelerine bağımlıdır. Bu sürenin kısalması için, iĢletme hızının 

artırılması  yani  demiryolu  ağı  ve  ana  bileĢenlerinin  geliĢtirilmesi  ve  araç  parkının 

yenilenmesi  ve  teknolojik  araç  parkının  geliĢtirilmesi  için  ciddi  yatırımların  yapılması 

önem arzetmektedir. 

Araç  dıĢı  (ekstra)  zaman:  demiryolu  ağına  eriĢim,  aktarma  veya 

yükleme/boĢaltma, indirme/bindirme ve tren seferleri arasında beklemeleri için harcanan 

zaman‟dır.  Bu  niteliğin  azaltılması  veya  hizmet  seviyesinin  yükseltilmesi  için;  demiryolu 

ağına bağlantı veya iltisak hatlarının artırılması, tren seferlerinin düzenli ve sık aralıklarla 

gerçekleĢtirilmesi  gerekmektedir.  Bir  baĢka  deyiĢle  yine  çeken  çekilen  araç,  yükleme 

boĢaltma  alan  ve ünitelerinin  iyileĢtirilmesi,  düzenli  sefer  sayılarının  artırılması,  bağlantı 

veya aktarma imkanlarının iyileĢtirilmesi veya geliĢtirilmesine bağlıdır. 

Cebe  Maliyet,  doğrudan  gerçekleĢtirilen  yatırımların  yoğun  kullanımı  veya 

hizmetlerin  sıklığı  ile  taĢıma  miktarlarına  bağlıdır.  Her  ne  kadar  ters  gibi  algılansa  da; 

seferlerin  artırılması  maliyeti  artıran  bir  özellik  arzetse  de,  artan  hizmet  seviyesi 

nedeniyle  ulaĢıma  talebin  artması  ile  taĢınan  yolcu  ve  yük  miktarının  artıĢı  paraleldir. 

Böylece  birim  yolcu  baĢına  veya  ton  baĢına  düĢen  maliyetler  düĢmekte  dolayısıyla 

uygulanan bilet ücretleri ve navlun ücretleri düĢerek hizmet seviyesi artmamaktadır. 

Güvenlik;  demiryolunun  her  hal  ve  durumda,  sunduğu  güvenlik  diğer  türlerin 

üzerindedir.  Hat  istimlak  sahasının  korunması,  baĢkaları  veya  farklı  amaçlarla 

kullanımının ve eriĢiminin sınırlandırılması veya engellenmesi yoluyla güvenliğin daha da 

artırılması mümkündür. 

Güvenirlik; daha çok tren seferlerinin düzenli ve çeĢitli nedenlerle oluĢan rötarların 

engellenmesine bağlıdır. 

Konfor;  tamamen  demiryolu  altyapı  geometrik  özellikleri  ile  çeken  çekilen  araç 

parkı, teknolojisi, bakım onarım ve kullanım iliĢkilerine bağımlıdır. 

3.6.16. Sürdürülebilirlik 

Sürdürülebilirlik;öncelikle  sağlanan  hizmetlerin  planlanan,  takvime  bağlanan  ve 

duyurulan  Ģekilde  ve  düzenli  sürdürülmesidir.  Doğaldır  ki,  ulaĢtırma  sistemlerinin 

sunduğu  hizmet  seviyesi,  hizmet  sunulan  hacime  (yolcu,  yük)  dolayısıyla  türe  özel 

taĢımanın  yapıldığı  araçlara  bağımlıdır.  Sunulan  hizmet  seviyesinin  yüksek  olması, 

ulaĢıma talebin veya istemin artarak potansiyele yaklaĢmasını sağlarken artan her talep 

151 

 

ulaĢtırma sisteminin sunduğu hizmet seviyesini düĢürmektedir. Zaten mevcut akımlarda; 

sunulan  hizmet  seviyesinin  ve  hacmin  birarada  sağlanması  veya  kısa  vadeli  eĢitliği 

durumunda  oluĢmaktadır.  Bir  baĢka  deyiĢle,  akımlar;  ulaĢtırma  sistemlerinin  sunduğu 

hizmet  seviyesine  icabet  eden  talebidir  veya  hacmidir,  ya  da  ulaĢıma  talebin 

karĢılanmasında ulaĢtırma sisteminin sunabildiği hizmet seviyesidir. 

Kendi  iç  dinamikleri  ile  güngeçtikçe  geliĢen  ve  artan  ulaĢıma  talebin,  kabul 

edilebilir  bir  hizmet  seviyesinde  karĢılanması,  akılcı  ulaĢtırma  politika  ve  kararlarından 

yatırıma  kadar  geniĢ  bir  yelpaze  içinde  ulaĢtırma  sistemlerinin  ve  bileĢenlerinin 

güncellenmesi,  değiĢtirilmesi,  iyileĢtirilmesi  ve  geliĢtirilmesi  ile  sağlanmaktadır.  Bu; 

UlaĢtırma Sistem ĠĢletimi (USĠ)- kısa vade, göreceli ikincil olanak veya tesisler, iĢletimsel 

geliĢim, kuralsal politikalar, minör veya ikincil yapım, bakım, onarım çalıĢmaları, göreceli 

düĢük veya az kaynak kullanımı- ile UlaĢtırma Sistem GeliĢimi (USG) – uzun vade, ana 

olanak,  bileĢen  ve  tesisler,  yeni  yapım,  geliĢme,  geniĢleme,  büyük  kaynak  kullanımı- 

plan,  program  ve uygulamaları  ile hayata geçirilmektedir.  Dolayısıyla USĠ  ve USG  plan, 

program ve uygulamalarının da sürdürülebilir olması kaçınılmazdır. 

Demiryolu  ulaĢımı  açısından  irdelendiğinde  ise  öncelikle  yarım  yüzyıldır  el 

değmemiĢ demiryolu sistem ve bileĢenlerinin tamamının acilen yenilenmesi, iyileĢtirilmesi 

ve  geliĢtirilmesi  ile  düzenli  ve  sürekli  olarak  güncellenmesi  gerekmektedir.  Bu 

sağlandıkça,  mevcut  talebin  daha  yüksek  hizmet  seviyelerinde  karĢılanması,  talebin 

artması,  diğer  türler  üzerindeki  haksız  yükün  hafifletilmesi  ve  sundukları  hizmet 

seviyesinin  yükselmesi,  de  kaçınılmaz  ve  arzu  edilen-hedeflenen  durumdur.  Yapısal 

sorun, eksiklik, yetersizlik ve darboğazlar çözüldükçe hizmet seviyesinin de; arzu edilen 

düzeyde sürekliliği sağlanabilir ya da kalıcı veya sürdürülür bir hizmet sunulabilir. 

Sürdürülebilirlik kavramsal olarak enerji ve çevre ile ilgili kaygılardan kaynaklı olup 

bu kapsamda demiryolu ulaĢımı bütünsel olarak diğer türlerle kıyaslanamayacak ölçüde 

avantajlı ya da tercih edilir konumdadır. 

3.6.17. Hizmet Birim Maliyetleri 

Yük  taĢımacılığının  artırılması  ve  maliyetlerin  düĢürülmesi  için  TCDD  tarafından 

talebin  karĢılanması,  artırılması,  ve  yaygınlaĢtırılması  için  yatırım  ve  önlemler 

alınmaktadır  ancak  kaynak  yetersizliği  nedeniyle  henüz  arzu  edilen  seviyelere 

ulaĢamamıĢtır.  Tren  iptalleri,  tren  imdatları,  hat  veya  iĢletmeye  kapatmalar,  tamirlik 

vagonlar,  tren  tehirleri,  kaza  gibi  çeĢitli  vakalar  iĢletmecilikteki  hizmet  birim  maliyetlerini 

yükselten en önemli etkenlerdir.  

152 

 

Günümüze gelene kadar mevcut demiryolu ağında yenileme yetersizliği nedeniyle 

üstyapı  malzemesi  teknik  ömrünü  tamamlamıĢtır.  Hatların  iĢletime  açık  tutulması  için 

sürekli  ve  düzenli  bakım-onarım  yapılması  ve  kontrol  altında  tutulması  yüksek  maliyet 

oluĢturmakta  ve  ciddi  kaynak  kullanımına  neden  olmaktadır.  Ayrıca;  ekonomik  ömrünü 

tamamlamıĢ  durumdaki  hatlarda,  herhangi  bir  kazaya  meydan  vermemek,  can  ve  mal 

güvenliğini sağlamak amacıyla hız kısıtlama yoluna gidilmektedir. Bu hız kısıtlamaları, ise 

sunulan  hizmet  seviyesinin  ve  talebin  düĢmesine,  iĢletme  hızı  nedeniyle  maliyetlerin 

artmasına  ve  kapasitenin  ya  da  verimliliğin  azalmasına  yol  açmakta,  iĢletmeye 

beklenmeyen  ilave  maliyetler  yaratmaktadır.  Hatların  çeĢitli  nedenlerle  iĢletmeye 

kapatılması nedeniyle eriĢim, taĢıma ve aktarmaları engellediği gibi  yük trenlerinin seyir 

süreleri  uzamakta,  bu  da  trenin  temininde  kullanılan  loko,  vagon  ve  faal  personel 

ihtiyacını olumsuz yönde etkilemektedir. 

TCDD  Ģebekesinde  419  adet  istasyon  bulunmaktadır.  2009  yılında  personel 

yetersizliği  nedeniyle  iĢletime  kapalı  istasyon  sayısı  76  adet  iken  2012  yılı  itibariyle  39 

adettir.  ĠĢletilen  istasyon  sayısının  azalması,  yük,  kabul,  yükleme-boĢaltma  iĢlemleri 

dolayısıyla hat  veya talep veya taĢıma kapasitesini  olumsuz  etkilediği  gibi  buluĢma-öne 

geçme tehirlerine sebepleriyle iĢletim ve trafik yönetimini de etkilemektedir. Ġlaveten, hat 

kapasitesi  kısıtlı  olan  kesimlerde  iĢletilen  yolcu  trenleri  de  yük  trenlerinde  tehirlere  yol 

açmaktadır.  Ayrıca,  iĢletime  kapalı  istasyonlar  açık  olarak  hareket  -orer-  diyagramları 

hazırlandığından  gerçekleĢmelerden  farklı  durumlar  oluĢturmakta,  bu  da  hat 

kapasitesinin ciddi oranda azalmasına neden olmaktadır.  

Yük  taĢımacılığında  kullanılan  mevcut  vagonların  ortalama  yaĢı  nedeniyle 

yaklaĢık %10 oranındaki kısmı sürekli bakım-onarım iĢleminde ve atıl kalmaktadır. Bağlı 

Ortaklıklarda  yapılan  bakımların  maliyetli  ve  uzun  sürmesi  iĢletilebilen  araç  sayısını 

azalttığı  kadar  taĢıma  maliyetlerini  de  artırmaktadır.  Bu  nedenle  gider  kalemleri  içinde 

çok önemli bir yere sahip olan bakım-onarım iĢlerinin 3. Ģahıslara yaptırılması maliyetleri 

düĢürebilecek ve bakım süresini kısaltacak özelliktedir. 

Diğer  yandan  özellikle  Trafiğin  Merkezden  Ġdaresi  (TMĠ)  ĠĢletmecilik  sistemi 

uygulanan bölgelerde tehirli tren çalıĢtırılması trafik emniyeti açısından risk oluĢturmakta, 

tren  lağv  edilerek  yerine  yeni  tren  sefere  konulmaktadır.  Bu  yaklaĢım  ve  uygulama  ile 

gerçek  tehirlerin  açığa  çıkması,  farkedilmesi  veya  dikkate  alınması  engellenmektedir. 

Açıkça görünmeyen bu  tehirler  dikkate  alındığında  ortalama  ve toplam  tehirlerdeki  aĢırı 

artıĢı  açığa  çıkaracağı  muhakkaktır.  Tren  tehirlerinin  bu  artıĢı;  ise  sunulan  hizmet 

seviyesinden,  kapasiteye,  performans  ve  verimliliğe  kaynak  kullanımı,  iĢletme  politika, 

153 

 

strateji  programlarını  alt  üst  ederek  demiryolu  iĢletiminin  niteliklerini  aleyhte 

değiĢtirmekte, akılcı yaklaĢım ve uygulamaları engellemektedir. Bu durum, tüm demiryolu 

bileĢenlerinin etkinliğini, azaltmakta maliyetini ise artırmaktadır.  

Son  3  yılın  gider-gelir  durumu  incelendiğinde;  Yakıt  ve  yağ  giderlerinin  toplam 

gider içindeki payının 2009 yılında %18, 2010 yılında %20 olduğu ile ilk sırada yer aldığı, 

onu  yaklaĢık  %18  ile  yol  bakım-onarım  giderleri  ve    %12  ile  büyük  bakımın  izlediği 

görülmektedir.  Yakıt-yağ,  yol  bakım-onarım  giderleri  ve  büyük  bakım  maliyetlerinin 

düĢürülmesi, iĢletme ve yük taĢıma giderlerini de önemli ve farkedilir ölçüde düĢürecektir.  

2010 yılında 2009 yılına göre toplam taĢıma maliyeti  %17 artarken toplam iĢletme 

geliri %12 artıĢ göstermektedir. Bu durum, hizmet seviyesinde, özellikle araç içi zaman-

seyahat  süresi  ve  araç  dıĢı  zaman-bekleme-aktarma-yükleme-boĢaltma  zamanını 

artırması sebebiyle sunulan hizmet seviyesinin düĢmesine dolayısıyla talebin azalmasına 

ve  gelirlerin  düĢmesine  sebebiyet  vermektedir.  Bu  nedenle  giderlerdeki  değiĢimin 

özellikle artıĢın tamamen kontrol altında tutulması gerekmektedir. 

Elektrikli  hatlarda  dizel  lokomotif  iĢletmeciliği  yapılmakta,  bu  da  maliyetleri 

artırmaktadır. 1000 hamton-km'ye düĢen elektrik enerjisi gideri  yaklaĢık  6 TL iken, dizel 

yakıt  gideri  yaklaĢık  22  TL‟dir.  Elektrikli  hatlarda  dizel  lokomotif  iĢletmeciliği  yapılarak 

birim baĢına yaklaĢık 4 kat daha fazla yakıt gideri oluĢmaktadır. 

Öncelikle  yük  taĢımacığının  ana  kaynaklarını  oluĢturan  mevcut  çeken-çekilen 

araç,  hat  kapasitesi  ve  personel  kaynaklarının  yanında  özellikle  yol  bakım-onarım-

yenileme  için  ayrılan  sürelerin  dikkate  alınarak  blok  tren  orer  programının  hazırlanması 

gerekmektedir. 

TCDD  tarafından  uzun  vadeli  yol  yenileme-bakım-onarım  plan  ve programlarının 

hazırlanıp  uygulanması,  takip  edilmesi  ve  güncellenmesi  yanında  en  az  1  yıl  önceden 

açıklanarak  iĢletimin  sürekliliği,  talebin  karĢılanması  ve  sunulan  hizmet  seviyesine 

etkisinin  azaltılması,  kullanıcı  memnuniyetinin  ve  sürdürülebilirliğin  sağlanması  önem 

arzetmektedir.    Planlı  yol,  güzergah  veya  bağlantı  kapatmaları  yanında  acil  ihtiyaç 

nedeniyle  kısmi  yol  kapamaları  ve  bakım-onarım  çalıĢmaları  nedeniyle  iĢletim  üzerinde 

olumsuz  etkiler  yaĢanmaktadır.  Bunun  önlenmesi  veya  enaza  indirgenmesi  için  yol 

kapamalarında hazırlanan planlara aynen uyulması, altyapı ve iĢletme birimleri arasında 

tam koordinasyon sağlanmalıdır. 

154 

 

Blok  trenler  farklı  numaralarla  çalıĢtırıldığından  trenlerin  takibinde,  dolayısıyla 

kaynakların  takibinde  ve  kontrolünde  sıkıntılar  yaĢanmaktadır.  Trenin  çalıĢma  parkuru 

içinde bir kesimde oluĢan tehir, devamı veya öncesi tüm tren hareketlerini etkilemekte ve 

diğer  tüm  trenler  iptal  veya  tehir  edilmekttedir.  Bu  durumda  gerçekleĢen  toplam  tehir 

sürelerini  katlamakta  ise  de  saati  değiĢtirilerek  iĢletilen  trenlerin  çıkıĢ  veya  baĢlangıç 

noktalarındaki  tehirler  gizli  veya  farkdilmez  durumda  kalabilmektedir.  Sonuçta  tamamı 

birden planlanan kaynak kullanımını değiĢtirmekte ve aĢırı artırmaktadır. Bütün bunların 

önüne  geçmek  için  blok  trenlerin  çıkıĢtan  varıĢa  kadar  tek  numarayla  çalıĢtırılması  ve 

takip edilmesi gerekmektedir. 

Yük  taĢımasında  artıĢ  sağlanması,  gelir-giderin  artırılabilmesi  için  10.  ġura 

Raporunda  da  belirtildiği  üzere  yük  taĢımacılığına  odaklanılmalı,  belirli  hatlar  yük 

taĢımacılığına  tahsis  edilmelidir.  Ġzmit-Arifiye-Bolu-Gerede-Çankırı-Amasya-Samsun, 

Gaziantep-ġanlıurfa-Mardin,  Ankara-Aksaray-Niğde-Adana,  Kayseri-Malatya  Doğu-Batı 

ve  Trabzon-Erzincan,  Elazığ-Diyarbakır-Mardin-Sınır,  Afyon-Burdur-Antalya  Kuzey-

Güney ana eksenlerin geliĢtirilmesi iĢletim açısından öncelikli ve hayati önemdedir. 

Ulusal  ve  Uluslararası  yük  taĢımacılığında  kombine  taĢımacılık,  ulaĢım 

maliyetlerinin  azaltılması,  ulaĢtırma  türlerinin  ve  kaynağın  etkin  ve  verimli  kullanımı 

açılarından avantaj yaratmakta ve her koĢul altında hayata geçirilmesi gerekmektedir. 

2023  yılı  hedeflerine  ulaĢmak  için  yük  trenlerinin  modernize  edilerek,  sürekli  ve 

düzenli  iĢletilmesi  gerekmektedir.  Blok  tren  uygulamalarının  yaygınlaĢtırılarak  taĢıt 

iĢletme  giderlerinin  ve  taĢıma  birim  maliyetlerinin  azaltılması  yönünde  çalıĢmalar 

yoğunlaĢtırılmalıdır.

 

3.6.18. Demiryolu Ağına EriĢim 

UlaĢtırma türlerinin seçiminde; türlerin sundukları hizmet seviyesi ve nitelikleri en 

önemli faktörler ise de tür seçimi için öncelik seçenekler arasına girebilmektir. Yani, her 

hangi bir noktadan diğer bir noktaya seyahat için ancak ve ancak bu noktalardan eriĢim 

sağlanan  ulaĢım  türleri  seçenek  veya  alternatif  olabilmektedir.  Tek  bir  ulaĢtırma  türüne 

eriĢim seçeneksizlik veya mahkumiyet veya mecburi seçim ya da kullanım anlamındadır. 

Bu  her  bir  ulaĢtırma  türü  için  geçerlidir.  El-mahkum  veya  tek  bir  ulaĢtırma  türüne 

bağlantılı yerler dıĢında ise; her bir ulaĢtırma türünün seçenek arasına girmesi türe ait ağ 

ve  bileĢenlerine  eriĢim  sağlanmasına  bağımlıdır.  Son  yüzyılda  öncelikli  bir  konuma 

getirilen Karayolu ulaĢımı yapılan ciddi yatırımlar sayesinde geniĢleyen ve yayılan yol ağı 

155 

 

ile  en  avantajlı  duruma  veya  her  tür  seyahatin  bir  seçeneği  haline  gelmiĢtir.  Demiryolu 

ulaĢımı ise hava ve deniz ulaĢımına göre coğrafi durum, koĢul veya sınırlardan daha az 

etkilenen bir tür olmasına karĢın yetersiz yatırım, demiryolu ağı, bağlantıları, istasyonları, 

durakları,  aktarma  terminalleri,  yükleme-boĢaltma,  depolama,  elleçleme  üniteleri  vb  

nedeniyle  yaygın  bir  eriĢime  kavuĢamamıĢtır.  EriĢimi  yetersiz  veya  diğer  türlere  bağlı 

eriĢilebilen  demiryolu ulaĢımı, özellikle karayolu ulaĢımının kazandırdığı kapıdan kapıya 

ulaĢım  alıĢkanlığı  veya  beklentisini  karĢılayamamaktadır.  Bu  durumda  da,  özellikle  yük 

taĢımalarının büyük çoğunluğu, karayolu ulaĢımını zorlayacak, harcamalarını ve kazaları 

artıracak  ve  yolcu  taĢımalarını  olumsuz  etkileyecek  veya  karayollarında  sunulan  hizmet 

seviyesini fazlaca azaltacak ölçüde Karayolları üstüne kalmaktadır. 

3.6.19. Altyapı EriĢim Ücretlendirmeleri 

EriĢim  ücretlerinin  arkasındaki  genel  fikir  aynı  altyapının  üstünde  farklı 

kullanıcıların  tren  iĢletmesi  ve  kullanıcıların  altyapı  için  kullanım  harcı  ödenmesiyle 

altyapı masraflarını paylaĢmasıdır. EriĢim sisteminin kapsamı sadece demiryolu hattı ve 

istasyonları değil yük ve/veya yolcu tren iĢletmeleri için gerekli tüm hizmet tesisleridir.  

EriĢim  ücreti,  bazı  piyasalarda  demiryolu  aktivitelerinin  geliĢtirilmesini  etkileyen 

önemli  bir  politika  aracıdır.  Ücretlerin  seviyesi  sadece  demiryolu  hizmetlerinin  rekabet 

gücünü etkilemekle kalmaz ayrıca ücretlendirme prensipleri bazı hizmet tiplerini çekmek 

için  etkilidir.  EriĢim  ücret  sistemleri  genellikle  ulusal  ekonomi  için  yüksek  yararlı  sistemi 

garanti etmek için piyasa düzenleyici tarafından izlenmektedir. 

Ücretlendirme  sisteminin  genel  çerçevesi  2001/12/EC  sayılı  demiryolu  paket 

Direktifine göre tanımlanmıĢtır; bu  direktif ayrıca, demiryolu altyapı  ücretlendirme yapısı 

ve  seviyesindeki  çeĢitliliği  azatlmayı  ve  demiryolu  altyapısına  eriĢimde  Ģeffaflık  ve 

ayrımcı olmamayı garanti altına almayı hedeflemektedir. 

Avrupa‟da  ulusal  ulaĢtırma  politikaları  arasındaki  çeĢitlilik  nedeniyle  AB  üye 

ülkelerinde  uygulanan  ücretlendirme  sistemleri  arasında  sorunlar,  paydaĢlar,  yapı, 

uyarlamalar  ve  ücret  seviyeleri  bakımından  farklılıklar  bulunmaktadır.  Altyapı 

yöneticilerine  iliĢkin  maliyetlerin  altyapı  ücretlerinden  gelen  gelir  ve  devlet  fonuyla 

dengelenmiĢ  olması  nedeniyle  ücretlerin  seviyesi  tamamen  devlet  katkısının  tutarına 

bağlıdır, ki bu durum da demiryolu taĢımacılığının tüm taĢımacılık piyasasındaki rekabet 

edebilirliğini  etkileyen  bir  unsurdur.  Bu  bağlamda  ücretlendirme  sistemi,  farkı  ülkelerin 

stratejik  hedeflerini  elde  etmek  için  kullanabilecekleri  bir  araç  olarak  görülebilir.  AB, 

demiryolu  ve  karayolları  arasında  adil  bir  ücretlendirme  ve  –  uzun  mesafe  için- 

156 

 

taĢımacılık  türünun  karyollarından  demiryolu  taĢımacılığına  aktarılmasını  istemektedir. 

Altyapı eriĢim ücretlendirme sistemi bu hedefleri elde etmek için uygulanmalıdır.  

Altyapı  eriĢim  ücretleri,  aynı  demiryolu  Ģebekesinin  farklı  tren  iĢletmecileri 

tarafından  kullanıldığı  durumlarda  maliyetlerin  paylaĢılması  açısından  gereklidir  ve  bu 

yüzden  de  altyapı  eriĢim  ücretlerinin  uygulanması  Türk  Demiryolu  Sektörü  piyasasının 

serbestleĢtirilmesi  için  bir  ön  koĢuldur.  Altyapı  yöneticisi  farklı  demiryolu  iĢletmelerinin 

altyapıyı  kullanmalarını  mümkün  kılabilmek  için  bir  eriĢim  ücret  sistemi  oluĢturmalıdır. 

KoĢullar herhangi bir ayrıma mahal vermemek için tüm kullanıcılar için aynı olmalıdır. 

TCDD  tarafından eriĢim  ücretleri  konusunda AB  Mali  iĢbirliği  çerçevesinde  “Türk 

Demiryolu Sektörünün Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" Projesi kapsamında 

yürütülen  "Yeni  TCDD  Organizasyonu,  Hükümetle  Mali  ĠliĢkilerin  Düzenlenmesi  ve  Mali 

Yönetim Bilgi Sisteminin Kurulması alt projesi içerisinde çalıĢmalar sürdürülmektedir. 

3.6.20. ĠĢletmeciler için Altyapısal Ġhtiyaçları 

Hizmetlerin  sürdürülmesi  için  istasyonlarda,  yük  merkezlerinde,  lojistik 

merkezlerinde, liman arka sahalarında, iltisak hatlarında gerekli olan yükleme-boĢaltma-

elleçleme-stoklama-depolama  ile  ilgili  tüm  arazi,  ekipman,  personel,  araç-gereç  ve 

benzerleridir.  

Günümüzde, TCDD demiryolu ulaĢımının tamamını yürüten ve yöneten konumda, 

sınırlı tüm kaynaklarını  yatırımdan  iĢletime zorunlu bir biçimde  ve olabildiğince  akılcı  ve 

dengeli kullanmaya, mevcut yetersiz altyapı, araç ve tesislerini kullanmaya, yolcu ve yük 

taĢımalarını imkanları dahilinde gerçekleĢtirmeye çabalamaktadır.  

SerbestleĢme  sonucu  özel  sektör  veya  baĢka  iĢleticilerin  devreye  girmesi  ile, 

demiryolu iĢletimi ya da yolcu ve yük taĢımalarının tek yapı halinden ayrılması, TCDD‟nin 

yürüttüğü  birçok  faaliyetlerinin  bir  kısmından  kurtulması  anlamı  taĢımakta  ise  de;  bu 

ayırma  neticesinde;  halen  iĢletimin  kullanmakta  olduğu  arazi,  ekipman,  personel,  yapı, 

tesis, olanak, bileĢen, eleman vb.nin TCDD üzerinde kalması ĠĢletmede, veya ĠĢletmeye 

devri  ise  TCDD‟de  yoksunluk  oluĢturacaktır.  Altyapısal  olduğu  kadar  doğrudan  iĢletme 

amaçlı her tür kaynağın bu ayırma sırasında ĠĢletmeye devri veya ayrı bir kurum veya kiĢi 

olarak  iĢletme  veya  hizmetlerin  geliĢtirilerek  sürdürülmesi  ve  sunulması  için  gerekli 

kaynakların (arazi, para, malzeme, ekipman, yapı, araç-gereç, tesis, ünite vs.), durum ve 

koĢulların yerine getirilmesi Ģarttır. 

157 

 

Yük  taĢıma  hizmeti  verilen  214  adet  üniteden  taĢımaların  %83‟ünün 

gerçekleĢtirildiği 50 adedinde yükleme –boĢaltma ve elleçleme hizmetleri için gerekli tüm 

ekipman ve personel temin edilmelidir. Bu ünitelerde hizmetler tüm tren iĢletme Ģirketleri 

için  ayrım  yapmaksızın  verilecek  Ģekilde  organize  edilmelidir.  Vinç,  portal  vinç,  forklift, 

otomatik boĢaltma tesisi vb. ihtiyaçlarının özel sektör iĢbirliğiyle temini sağlanabilmelidir. 

Yük  lojistik  ihtiyaçlarına  cevap  verebilecek  özellikte,  modern,  teknolojik  ve 

ekonomik geliĢmelere uygun Ģekilde, öncelikle Organize Sanayi Bölgelerine yakın ve yük 

potansiyeli  yüksek  olan  Ġstanbul  (Halkalı/YeĢilbayır),  Ġzmit  (Köseköy),  Samsun 

(Gelemen), 

EskiĢehir 

(Hasanbey), 

Kayseri(Boğazköprü), 

Balıkesir(Gökköy), 

Mersin(Yenice), UĢak, Erzurum(Palandöken), Konya(Kayacık), Denizli (Kaklık) ve Bilecik 

(Bozüyük), KahramanmaraĢ (Türkoğlu), Mardin, Kars, Sivas ve Habur Lojistik Merkezleri 

olmak  üzere  18  adet  lojistik  merkez  kurulmaya  baĢlanmıĢtır.  Kurulacak  olan  bu  lojistik 

merkezlerde  lojistik  ekipmanlar  ve  depolama,  stoklama  ve  elleçleme  alanları  kamu 

ve/veya özel sektör yatırımlarıyla yapılmalıdır. Buralarda verilecek hizmetlerden tüm tren 

iĢletme Ģirketleri eĢit Ģekilde yararlanabilmelidir. 

Orta  ve  büyük  ölçekte  174  liman  ve  iskele  içinde  sadece  TCDD‟ye  ait  3  limana, 

özel  sektöre  ait  7  limana  ve  4  iskeleye  demiryolu  bağlantısı  mevcuttur.  Yıllık  en  az 

200.000  ton  yük  taĢıması  yapılan  tüm  limanlara  demiryolu  bağlantısı  sağlanmalı,  liman 

ve  hinterlandına  hizmet  verecek  Ģekilde  liman  içerisinde  veya  liman  arkasında  300/500 

dönüm büyüklüğünde yük terminalleri planlanmalıdır. 

Ġltisak hatları demiryolu ağını özellikle, Organize Sanayi Bölgeleri gibi düzenli yük 

taĢınan  kamu  veya  özel  sektör  merkezlerine  yükleme-boĢaltma  merkezi,  maden  sahası 

v.b merkezlere bağlamaktadır. 

Demiryolu  taĢıma  miktarını  artırmak,  taĢıtıcı  firmaların  ulaĢım  maliyetlerini 

düĢürmek  ve  kamyon  ve  tırların  trafikte  oluĢturduğu    çevre  kirliliği,  trafik  sıkıĢıklığı  ve 

kazalar  gibi  olumsuzlukları  en  aza  indirmek  için  iltisak  hattı  yapım  çalıĢmalarına  özel 

sektör iĢbirliğinde hız verilmelidir. 

2012  sonu  itibariyle  ise  334  adet  iltisak  hattının  toplam  uzunluğu  469  km‟ye 

ulaĢmıĢtır. 

158 

 

3.6.21. Kalite ve Hizmet Nitelikleri 

Kalite  „Bir  mal  veya  hizmetin  müĢteri  beklenti  ve  gereksinimlerini  karĢılayabilme 

yeteneğidir‟.  Tüketicilerin  beklentilerine  bağlı  olarak,  kalite  kavramı  topluma,  toplumun 

kültürel geliĢimine, beğeni ve alıĢkanlıklarına göre değiĢen bir kavramdır. Amaç müĢteri 

beğeni  ve  gereksinimlerini  daha  iyi  yakalamak  ve  daha  iyi  mal  /  hizmet  üretmektir. 

Hizmet,  maddi  bir  niteliği  olmayan,  alım  satımı  mümkün  olan,  belirli  bir  fiyatı  olan  ve 

fayda  sağlayan  soyut  bir  iktisadi  faaliyet  olarak  tanımlanabilir.  Hizmet  kalitesi;  verilen 

hizmet seviyesinin müĢteri beklentileri ile eĢleĢme ölçüsüdür.  

UlaĢtırma sektörü de bir hizmet sektörü olup ulaĢtırma; insan ve yükün taĢınması 

için  sağlanan  hizmetlerin  bütünü  olarak  tanımlanmaktadır.  UlaĢtırma  açısından  hizmet 

seviyesi; genelde araç içinde geçen araç  içi seyahat süresi, araç  veya hizmet bekleme, 

aktarma, yürüme, vb gibi sebeplerle harcanan araç dıĢı veya ekstra seyahat süresi, bilet 

veya  navlun  ücreti  gibi  cebe  maliyet,  güvenlik,  güvenirlik,  konfor  vb  niteliklerle 

belirlenmektedir.  Bu  niteliklerin  tamamı;  teknoloji,  ağ,  bağ,  bağlantı,  araç,  yükleme  ve 

boĢaltma  üniteleri,  aktarma  ve  destek  üniteleri,  iĢletim  kararları  ve politikaları,  mevzuat, 

iĢletici vb ulaĢtırma türü bileĢenlerine bağımlıdır.  

TCDD, hizmet kalitesini artırmak, daha kaliteli hizmet vermek, yük ve yolcu taĢıma 

hizmetlerinin iyileĢtirilerek, kalitenin ve müĢteri memnuniyetinin artırılması için de paralel 

birçok çalıĢmayı birarada yürütmektedir.  

TCDD tarafından Demiryolu Yük TaĢımacılık Hizmetleri için; müĢteri ihtiyaçlarının, 

hizmet seviyelerinin, hizmetlerin müĢteri gözündeki öneminin, müĢteri ihtiyaç, beklenti ve 

önerilerinin  belirlenmesi  ve  sunulan  demiryolu  yük  hizmetlerinde  müĢteriler  tarafından 

algılanan  kalitenin,  müĢteri  memnuniyet  düzeyinin  ölçülmesi  amacıyla  2011  yılında 

araĢtırma yaptırılmıĢ, TCDD yük müĢterileri aĢırı sadıklar, sadıklar, daha iyi fiyat ve kalite 

arayanlar, mecburi çalıĢanlar, kaybedilme potansiyeli olanlar, terk edenler olmak üzere 6 

kategoride incelenmiĢtir. 

AĢırı  sadıklar:

  (firmaların  %12‟si)  TCDD  ve  faaliyetlerinden  çok  memnun  olan 

müĢterilerdir. TCDD‟nin mevcut iĢletimini desteklemekte ve ileride de TCDD ile çalıĢmaya 

devam  etmekte  çok  istekli  olan  müĢterilerdir.  TCDD‟nin  fiyatlama  politikasından  da 

oldukça memnundur.  

159 

 

Sadıklar:

  (firmaların  %25‟i)  Bu  gruptaki  müĢteriler  TCDD  ve  faaliyetlerinden 

memnun olan  ve gelecekte de  TCDD  ile çalıĢmaya devam  etmekte istekli  müĢterilerdir. 

TCDD‟nin fiyatlama politikasından da memnundur.  

Bu  ilk  iki  müĢteri  grubu,  genel  değerlendirme,  tavsiye  edilebilirlik  ve  TCDD 

hizmetlerini  yeniden  satın  alma  eğilimi  maddelerinde  de  yüksek  bir  eğilim  göstermekte 

olup TCDD yük taĢımasındaki payı % 43‟tür. 

Daha iyi fiyat ve kalite arayanlar

 (firmaların %25‟i tarafından temsil edilmektedir) 

TCDD‟den  orta  derecede  memnun  olan  ve  gelecekte  de  TCDD  ile  çalıĢmaya  devam 

etmeye  istekli  müĢterilerdir.  Fakat,  TCDD‟den  daha  iyi  bir  fiyat-kalite  performansı  talep 

etmektedirler. Genel değerlendirmede TCDD‟ye düĢük puan vermektedirler; fakat baĢka 

seçenekleri  olmadığı  için  yeniden  satın  alma  eğilimleri  yüksektir.  Bu  grubun  TCDD  yük 

taĢımasındaki payı %19‟ dur. 

Mecburi  çalıĢanlar

  (firmaların  %16‟sı)  Bu  gruptaki  müĢteriler  TCDD‟den, 

faaliyetlerinden,  yük  birimi  performanslarından  ve  fiyatlardan  memnun  olmayan  fakat 

TCDD  ile  çalıĢmaktan  baĢka  geçerli  seçeneği  olmayan  müĢterilerdir.  Genel 

değerlendirme  ve  tavsiye  edilebilirlik  konularında  TCDD‟ye  “yeterli”  değerlendirmesini 

yapmıĢlardır.  Yeniden  satın  alma  eğilimleri  yüksektir.  Bu  grubun  TCDD  yük 

taĢımasındaki payı % 30‟dur. 

Kaybedilme  Potansiyeli  Olanlar

  (firmaların  %12‟si)  Bu  gruptaki  müĢteriler 

TCDD‟den  hiç  memnun  olmayan,  TCDD  fiyatlarından  Ģikayet  eden  ve  gelecekte  de 

TCDD  ile  çalıĢmaya  devam  etmek  istemeyen  müĢterilerdir.  Çok  olumsuz  bir  genel 

değerlendirme, çok düĢük tavsiye edilebilirlik ve çok düĢük bir yeniden satın alma eğilimi 

gösterdikleri  için  TCDD‟nin  gelecekte  bu  müĢteri  grubunu  kaybetme  riski  yüksektir.  Bu 

grubun TCDD yük taĢımasındaki payı % 6‟ dır. 

Terk  Edenler

  (firmaların  %10‟u)  Bu  gruptaki  müĢteriler  geçmiĢte  TCDD  ile 

çalıĢmıĢ ancak geçen sene içerisinde TCDD‟den hiç hizmet satın almamıĢ müĢterilerdir. 

Bu grubun TCDD yük taĢımasındaki payı % 2‟ dir. 

TCDD‟nin genel olarak yük taĢıma hizmet kalitesi 2010-2011 yıllarında müĢteriler 

tarafından  karĢılaĢtırılmıĢ  olup  müĢterilerin  %  29‟u  taĢımanın  hızlandığını,  vagon 

temininin iyileĢtiğini, müĢteri iliĢkilerinin geliĢtirildiğini ve personelin daha etkin çalıĢtığını 

vb. konuları  belirterek genel  olarak TCDD  yük taĢımacılık hizmetlerinin geliĢtiğini; %11‟i 

ise  fiyatların  yükseldiğini,  Van  Gölü  feribot  geçiĢi  sıkıntısını  ve  lokomotif  sayısının 

160 

 

yetersiz  olduğunu  vb.  konuları  ifade  ederek  TCDD  yük  taĢımacılık  hizmetlerinin 

kötüleĢtiğini bildirmiĢlerdir. 

 

Hem lojistik firmaları hem de üreticiler TCDD‟nin kendi faaliyetlerini daha baĢarılı 

hale getirebilmesi  için öncelikli olarak iyi  ve rekabetçi fiyatlar sunması,  taĢıma süresinin 

kısaltılması ve alt yapı yatırımlarının artırılması yönünde önerilerde bulunmuĢlarıdır. 

 

Blok  tren  veya  tren  seti  taĢımalarına  geçilerek  seyir  süreleri  kısaltılmakta,  yük 

miktarında  artıĢ  sağlanmaktadır.  Mevcut  demiryolu  ağının  veya  hatlarının  yenilenmesi, 

mevcut  sinyalsiz demiryolu hatlarının sinyalizasyonu,  mevcut elektrifikasyonsuz hatların 

ise  elektrifikasyonunu  tamamlamak,  çeken  çekilen  araç  filosunu  geliĢtirmek  için 

çalıĢmalar sürdürülmektedir. 

MüĢterilere sunulan aktarma, yükleme-boĢaltma gibi hizmetlerin iyileĢtirilmesi için 

birçok  proje  tamamlanarak  hizmete  alınmıĢ  olup  yeni  projelerin  de  biran  evvel  hizmete 

alınması  için  çalıĢmalar  sürdürülmektedir.  Bu  kapsamda  kapıdan  kapıya  taĢımacılığı 

destekleyerek yük taĢımalarının artırılması için Organize Sanayi Bölgeleri, Büyük Sanayi 

161 

 

KuruluĢları,  liman  ve  iskele  gibi  yüksek  hacimli  yük  taĢınan  noktalara  iltisak  hatları 

yapılmaktadır.  

Kombine taĢımacılığın geliĢtirilmesi  için  yük  taĢıma potansiyelinin  yüksek  olduğu 

bölgelerde  Lojistik  Merkezler  oluĢturulmaktadır.  Bu  amaçla,  Samsun-Kavkaz  tren  feri 

hattı hizmete açılmıĢ, Marmaray projesinin 2013 yılı içinde hizmete alınmasına ve Kars-

Tiflis  demiryolu  yapımına  çalıĢılmaktadır.  Mevcut  ve  planlanan  projelerin  tamamlanarak 

faaliyete  alınmasıyla sunulan  hizmet  kalitesinde  farkedilir  bir  artıĢ  ve ulusal  taĢımalarda 

demiryolunun diğer türlere katkısı sağlanmıĢ olacaktır. 

3.6.22. TeĢvik ve Destek Sistemi 

Demiryolu  UlaĢımının  tek  elden  ve  tamamen  ülke  çıkarları  ve  kamuya  hizmet 

odaklı,  kar  veya  gelir-gider  dengesizliğine  rağmen  kamu  yararına  üretilen  ve  sunulan 

taĢıma  hizmetlerinin  özellikle  iĢletim  maliyetleri  içinde  önemli  yer  tutan  depo,  tesis, 

aktarma, yükleme, boĢaltma, vb üniteleri ile çeken-çekilen araçlar, ve manevra araçlarına 

ait  bakım-onarım,  amortisman,  personel,  yakıt,  vb  giderleri  TCDD  için  ciddi  bir  külfet 

halini  almıĢtır.  Yolcu  ve  yük  taĢımalarının  doğası  itibarıyla  farklı  iĢletim  karakterlerine 

sahip  olmaları  ve  tek  elden  iĢletimlerinin  mümkün  olmaması  nedeniyle  farklı  iĢletmeler 

haline dönüĢtürülmesi  zorunlu durumdadır. Bu durumun; serbestleĢme ile ilgili Kanunun 

yürürlüğe  girmesi  ve  TCDD  tarafından  planlanan  yeniden  yapılanmanın  hayata 

geçirilmesi  ile  giderilmesi  hedeflenmekte  ise  de;  kısa  vade  içinde  gerçekleĢme  oldukça 

iyimser  kalmaktadır.  Bu  sürecin  hızlandırılması  tam  ayrık  yönetim  ve  iĢletimler  haline 

dönüĢene kadar hukuki düzenlemeler baĢta olmak üzere oldukça yoğun teĢvik ve destek 

sistemi oluĢturulması ve uygulanması gerekmektedir. 

Bu  sistemin  ana  amacı;  oldukça  büyük  ,  karmaĢık,  birbirinden  ayrık  iĢlev  ve 

iĢlemlerin tek bir yapı altında yürütülmesi yerine iĢ, iĢlem ve iĢlevlerine göre ayrıĢtırılarak 

bağımsız birimler haline getirilmesi, hizmet, yetki ve sorumlulukların belirlenerek yeniden 

yapılanmanın hızlandırılması ve hayata geçirilmesi için oluĢacak ihtiyaçların karĢılanması 

veya giderilmesine yardımcı olmaktır. 

Bu  amaçla;  Sektör  bütününde  özel  sektör  gücü,  esnekliği  ve  birikiminin  sektöre 

katılımının  sağlanması  ve  artırılması:  ciddi  yatırım  ve  harcama  gerektiren  bir  sektör 

halinde  olması  nedeniyle  ilgiyi  oluĢturacak,  canlandıracak  ve  artıracak  sübvansiyonlar, 

vergi  indirimleri,  vergi  muafiyetleri  geliĢtirilmesi,  yeterli  süre  boyunca  uygulanması 

giriĢimcilerin  kendilerini  idame  ederek  hizmetlerin  iyileĢtirilmesi  ve  sürekliliğinin 

sağlanması  gerekmektedir.  Bu  teĢvik  veya  desteklerin  Yap-ĠĢlet,  Yap-ĠĢlet-Devret  vb 

162 

 

modeller  paralelinde  yatırım  ve  harcamaların  tutarları  ile  10  yılın  üzerinde  bir  süre 

gerektirdiği de UlaĢtırma sektörü bütününde kazanılan tecrübelerle sabittir. 

Altyapı  Yönetimi  ile  ĠĢletimin  birbirinden  ayrılmasında;Mevcut  çeken-çekilen 

araçlar ile hizmetlerin sürdürülmesi için gerekli diğer taĢıtlar, ekipman, araç, gereç, arazi, 

depo, tesis, durak, istasyon, terminal, bakım-onarım üniteleri ve benzerlerinin de akılcı ve 

ihtiyaçları  karĢılayacak  ölçüde  ayrıĢtırılması,  gelecek  ve  geliĢen  durumların  gözönünde 

bulundurulması  ve  olabildiğince  en  baĢtan  rezerve  edilmesi,  planlanması  ve 

programlanması gerekecektir. 

Özel  sektörün  iĢletici  olarak  demiryolu  ulaĢımı  içinde  yeralması;  oldukça  büyük 

kaynak  kullanımını  gerektirdiğinden  ilk  aĢamada;  gerekli  kaynakların  birden  sağlanması 

ve  kullanılması  da  mümkün  görünmemektedir.  Mevcut  araç,  tesis,  olanak,  personel, 

vb‟nin devlet ya da TCDD vasıtasıyla iĢletime talip özel sektöre sunulması da kaçınılmaz 

olabilecektir. 

Bu sürecin her safhasında milli çıkarların gözetilmesi ve korunması bir zorunluluk 

olup,  ulusal  giriĢimci  ve  iĢleticilerin  her  durumda  yurtdıĢı  kaynaklı  giriĢimci  ve 

iĢleticilerden ayrı, ayrıcalıklı ve öncelikli tutulabilmesi sağlanmalıdır. 

3.6.23. Verimlilik ve Etkililik 

Çeken-çekilen  araç  verimliliğine  iliĢkin  2008-2012  arası  yıllara  ait  göstergeler; 

lokomotif  (dizelli  ve  elektrikli  sistemlere)  ve:  Yolcu  treni  -banliyö,  mavi  tren  ekspres  ve 

anahat  yolcu-,  Yük  treni,  Karma  ve  ĠĢ  trenleri  tiplerine  göre  aĢağıda  tabloda 

sunulmaktadır. 

Çeken-çekilen  araç  verimliliğine  iliĢkin  2008-2012  arası  yıllara  ait  göstergeler; 

lokomotif  (dizelli  ve  elektrikli  sistemlere)  ve:  Yolcu  treni  -banliyö,  mavi  treni  ekspres  ve 

anahat  yolcu-,  Yük  treni,  Karma  ve  ĠĢ  trenleri  tiplerine  göre  aĢağıda  tabloda 

sunulmaktadır.  Ayrıca  tren-km  ve  loko  baĢına  birim  performans  hesapları  da  iki  tablo 

halinde verilmektedir. 

 

 

 

 

163 

 

Tablo 3.6.23.1 Yıllara göre tren Km verimliliği 

 

 

 

 

 

 

164 

 

Tablo 3.6.23.2 Yıllara göre lokomotif ve tren  verimliliği 

 

 

 

 

165 

 

Tablo 3.6.23.3 Yıllara göre verimliliğe dair diğer oranlar 

 

2008-2012  yılları  için  Yük  taĢımalarına  iliĢkin  olarak  kullanım,  birim  performan 

ölçümleri aĢağıda tabloda sunulmaktadır. 

 

166 

 

Tablo 3.6.23.4 Yıllara göre yük taĢıma verimliliği 

 

 

 

 

167 

 

2008-2012  yılları  için  Yolcu  taĢımalarına  iliĢkin  olarak  kullanım,  birim  performan 

ölçümleri aĢağıda tabloda sunulmaktadır.

 

Tablo 3.6.23.5 Yıllara göre yolcu taĢıma verimliliği 

 

168 

 

3.6.24. Teknik Gereksinimler 

Özellikle  yeniden  yapılanma  ve  iĢletimin  ayrıĢtırılmasına  iliĢkin  olarak  ana 

baĢlıklar halinde; 

  Kurumsal  Kaynak  Yönetim  Sisteminin  iĢletmeye  yönelik  güncellenmesi  ve 

geliĢtirilmesi, 

  Bilgilendirme,  tarifelendirme,  tanıtım,  reklam,  pazarlama  vb.  imkan  yada 

olanakların iĢletmeye has güncellenmesi ve geliĢtirilmesi, 

  Teçhizat,  yükleme-boĢaltma  ekipmanları,  kantar,  araçlar  için  (loko-vagon  vb) 

bekleme, depolama, servise hazırlık, bakım-onarım ünitelerinin tahsisi, 

  ĠĢletme, hizmet seviyesinin iyileĢtirilmesi, doğacak talebin karĢılanması, teknolojik 

geliĢimlere uyum sağlayacak ve hizmet bileĢenlerinin geliĢtirilebilmesi için gerekli 

olan  yeterli  büyüklükte  arazi  tahsisi,  bütçe,  yatırım,  teĢvik,  destek,  muafiyet 

sağlanması, uygulanması, programlanması, mevzuat ihtiyaçlarının karĢılanması. 

Ġhtiyaçları en temel ve teknik ihtiyaçlar olarak görünmektedir. 

3.6.25. Emniyet ve Güvenlik 

Güvenlik,  birey  ya da toplumun  huzur  içinde  yaĢaması,  iç  ve dıĢ  tehditlere  karĢı 

korunabilme yeteneği ve kapasitesidir.Güvenlik, kiĢi ya da Kurum ve KuruluĢların içeriden 

veya  dıĢarıdan  gelebilecek  tehdit,  taciz,  yangın,  sabotaj  vb.  olaylara  karĢı  alınacak 

tedbirler zinciridir.  

TCDD güvenlik teĢkilatı; Bazı kurum ve kuruluĢların korunması ve güvenliklerinin 

sağlanması hakkındaki 2495 sayılı Kanuna göre kurulmuĢ ve 5188 sayılı Özel Güvenlik 

Hizmetlerine Dair Kanun doğrultusunda hizmet vermektedir. TCDD‟nin 110 gar, istasyon 

ve  iĢyerinde  güvenlik  teĢkilatı  bulunuyor  ve  bu  noktalarda  güvenlik  hizmeti  veriliyor.  Bu 

amaçla 1.597 personel istihdam edilmektedir. 

Yük  Trenlerinde  Güvenlik  olarak;  kapalı  vagonlara  yapılan  yüklemeden  sonra, 

vagon  kapılarına  ve  pencerelerine  plastik  mühür  takılarak  hırsızlık  ve  çalıntı  nedeniyle 

vagonların  açılıp  açılmadığı  kontrol  altına  alınmakta,  kapıları  ve  pencereleri  plastik 

mühürle  emniyete  alınmıĢ  dolu  yük  vagonları,  yurt  dıĢından  geliĢlerinde  sınır 

istasyonlarda  ve  tren  personelinin  değiĢim  noktalarında  mühürleri  kontrol  edilerek  her 

hangi  bir  hırsızlık  olup  olmadığı  kontrol  edilmekte  ve  sigara,  tütün  vb.  değerli  eĢyaların 

taĢınmasında trende bulunan furgonlarda özel güvenlik personeli görevlendirilmektedir. 

169 

 

Özel  güvenlik  gerektiren  durumlarda  bu  bölgelerde  çalıĢtıran  lokomotiflerde 

markiz mahalli olarak bilinen kumanda odasının tamamı çelik zırhla kaplanarak makinist 

ve  sürüĢ  güvenliği  sağlanmakta,  zırhlı  vagonlarda  ise;  5-7  kiĢilik  Özel  Güvenlik  Timinin 

trende  refakatini  sağlamak  için  zırhlı  personel  taĢıyıcı  (furgon)  kullanılmakta  ve  trende 

refakat  eden  bu  personel,  Tabanca,  G3  Piyade  Tüfeği,  El  telsizi,  El  Detektörü,  Çelik 

Yelek, Hücum Yeleği, Dürbün, Jop, Kelepçe vb. ile teçhiz edilmektedir. 

Ayrıca  TCDD  tarafından  kazalardan  kaynaklanan  yaralanma,  demiryolu 

araçlarının hasarı ve çevreye verilen zararların azaltılması için Emniyet Yönetim Sistemi 

(EYS)  hayata  geçirilmektedir.  Sistem  kapsamında  TCDD  AB  normlarında  emniyet 

sistemine sahip olacak, kaza sayılarında ciddi düĢüĢler sağlanarak can ve mal emniyeti 

artırılacaktır.  

Bununla  birlikte  kazalardan  kaynaklanan  yolcu  ve  çalıĢan  yaralanmaları,  araç 

hasarı  ile  çevreye  verilen  zararı  en  aza  indirmesi,  sistemle  ayrıca  çalıĢanlarda  emniyet 

sistemi  kültürünün  yerleĢtirilmesi  ve  demiryollarının  emniyet  denetimi  politikasına  sahip 

olması hedeflenmektedir.  

Yük  taĢımacılığına  yönelik  yükleme  ve  boĢaltma  iĢlemlerinde  Emniyet  Yönetim 

Sisteminin  demiryollarında  uygulanmaya  baĢlanması  ile  yapılacak  risk  analizi  ve 

değerlendirmeleri sonucu gerekli tedbirler alınmalıdır. Bu kapsamda; 

  Trenlerin  yüklenmesi  sırasında  kontrol  hizmetini  yapacak  personelin  (vagon 

teknisyenleri) yeterli eğitim almaları, 

  Yükleme sonrası kontrolde görevli vagon teknisyenlerinin yeterli sayıda olması, 

  Kontrollerin  ehil  personel  tarafından  yapılması  sayesinde,  trenlerdeki  hatalı  veya 

fazla yüklemeler sonucu deray olaylarının önlenmesi, 

  Fazla yüklemelerin önlenmesi sonucu vagonlarda meydana gelen deformasyonların 

önlenmesi, 

  Eğitimli  personelin  görevlendirilmesi  ve  kontrollerin  ehil  personel  tarafından 

yapılması  sayesinde,  yükleme  ve  boĢaltma  sırasında  vagonlara  verilen  hasarların 

önlenmesi,  

  Kontrollerin  ehil  personel  tarafından  yapılması  sayesinde,  yükleme  sonrası 

brandaların  uygun  bağlanmaması  sonucu  çevreye  ve  vatandaĢlara  verilecek 

170 

 

zararların  (brandanın  ucunun  sallanması  sonucu  çarpma  ve  yaralama  olayları) 

önlenmesi, 

  Tehlikeli  maddelerin  yükleme  ve  boĢaltılmaları  sırasında  uyulacak  kuralların  açık 

olarak belirlenmesi, eğitimlerinin verilmesi ve tatbikatlarının düzenli yapılması sonucu 

patlama,  yanma tehlikelerinin azaltılması  ve  çevreye  verilecek  zararların  minimuma 

indirilmesi, 

  Personelde  süreç  bazlı  (adım  adım)  çalıĢma  yönteminin alıĢkanlık  kazanması  ile  iĢ 

ve iĢlemlerde hızlanma sonucu verimin artması, 

Sağlanmalıdır. 

3.7.  Yasal Düzenleme ve Mevzuat Önerileri 

EriĢimi serbestleĢtirerek, TCDD dıĢında kalan diğer Kamu ve Özel altyapı ve tren 

iĢletmecilerinin  de  yer  aldığı  rekabetçi  bir  Demiryolu  Sektörünü  yapılandıran  “Türkiye 

Demiryollarının SerbestleĢtirilmesi Hakkında Kanun ” uygulamaları ikincil mevzuatla kısa 

zamanda hayata geçirilmelidir. 

SerbestleĢen  demiryolunda,  iĢletmeciliğin  Dünya standartlarında  emniyetli  olarak 

gerçekleĢtirilebilmesi  için  insan  kaynaklarından  araç  ve  teçhizata  kadar  gerekli  tüm 

emniyet kuralları oluĢturulmalı, Ulusal Emniyet Otoritesinin yetki, sorumluluk ve iĢleyiĢi ile 

referansları ĢeffaflaĢtırılmalıdır. 

Altyapı  ve  tren  iĢletmecisi  olmak  isteyen  giriĢimcilerin  lisanslanmasına  yönelik 

kurallar  tanımlanmalı  ve  lisansın  süresi,  askıya  alınması  ile  iptaline  iliĢkin  koĢullar 

sistemin nitelikli Ģekilde geliĢmesine imkân sağlamalıdır. 

Demiryolu sektörüne özgü meslek elemanlarının mesleki standart ve yeterlilikleri; 

iĢgücümüzün  uluslararası  rekabetini  de  arttıracak  Ģekilde  tanımlanmalı,  kazanılan 

yeterliliklerin  uluslararası  transferine  olanak  sağlayacak  belgelendirme  sistemi 

kurulmalıdır.  

Kamu  hizmeti  yükümlülüğüne  iliĢkin  sözleĢme  kuralları;  sektörde  yer  alan 

iĢletmecilerden  birini  veya  bir  kaçını  sübvanse  etmeden  hizmet  yararlanıcılarının  düĢük 

maliyetli,  kaliteli  ve  yenilikli  hizmete  eriĢimini  kolaylaĢtıracak  ve  rekabete  açık  olacak 

Ģekilde düzenlenmelidir. 

171 

 

Demiryolu  TaĢımacılığına  iliĢkin  mevcut  mevzuat,  taraf  olunan  uluslararası 

sözleĢmelere  uygun Ģekilde yeniden düzenlenmelidir.  

BaĢta  manevra  hizmetleri  olmak  üzere  Demiryolu  alanına  özgü  iĢlerin 

yapılmasından  kaynaklanan  iĢ  kazalarının  önlenmesi  için,  mesleğe  özgü  iĢ  sağlığı  ve 

güvenliği kuralları tanımlanmalı, bu konuda ilgili Bakanlık ile iĢbirliği yapılmalıdır. 

Ġlgili  Bakanlık  ve  KuruluĢlarla  iĢbirliği  yapılarak,  demiryolu  kaynaklı  çevresel 

faktörler  analiz  edilmeli,  demiryolunun  araçlar  baĢta  olmak  üzere  diğer  bileĢenleriyle 

ürettiği  çevreye  zararlı  etkisini  azaltacak  önlemleri  içeren  düzenlemeler  tanımlanmalı, 

demiryolu iĢletmecilerinin bu konuda özel birimler oluĢturması için kurallar konulmalıdır. 

TaĢıma modlarının entegrasyonuna katkı sağlamak amacıyla türler arasında bilgi 

alıĢveriĢi  kolaylaĢtıracak  e-yük  giriĢimleri  için,  Entegre  ve  Çok  Modlu  Bilgi  ve  Yönetim 

Sistemi kurulmalıdır. 

Stratejik  TaĢımacılık  Teknoloji  Planı  oluĢturularak,  taĢımacılık  teknolojilerinin 

pazarın ihtiyacına ve gelecek vizyonuna uygun Ģekilde geliĢtirilmesi sağlanmalıdır. 

Mesleki  eğitim  sağlayıcıları  çeĢitlendirilerek  iĢletmecilerin  ve  meslek  adaylarının 

daha  kaliteli  eğitimlere  daha  ucuz  maliyetlerle  eriĢimini  sağlayacak,  eğitim  altyapı 

olanaklarını  geliĢtirecek  yatırımlar  yapılmasını  teĢvik  edecek,  aday  sürücüler  gibi  halen 

eğitim  sürecinde  yer  alanların  gerçek  koĢullarda  eğitim  amaçlı  çalıĢmalarına  ve  sınav 

olmalarına yasal zemini oluĢturarak usul ve esasları belirleyecek, eğitimlerin etkin Ģekilde 

yönetim ve denetimini sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. 

 

 

 

 

 

 

172 

 

4.  SEKTÖRÜN GELECEK BEKLENTĠLERĠ VE DÜNYADAKĠ 

GELĠġMELER 

Ekonominin son yıllarda gösterdiği büyüme milli geliri de önemli ölçüde etkilemiĢ, 

bu da seyahat sıklığının artmasına  neden olmuĢtur. Bugün  için ülke genelinde hareketli 

nüfus  hızla  artarak,  ulaĢtırmayı  bölgesellikten  ülke  geneline  yaygın  hale  getirmiĢtir. 

Türkiye‟nin  2023  yılına  kadar  ortalama  yıllık  %6‟lık  büyüme  oranları  ile  ulaĢacağı 

noktada; ihracatının 500 milyar dolara, dıĢ ticaret hacminin 1 trilyon dolara, GSMH‟sının 2 

trilyon dolara, nüfusunun 82 milyona, kiĢi baĢına düĢen milli gelirinin ise 25.000 Amerikan 

Dolarına  ulaĢması  beklenmektedir.  Bu  beklentiler  dikkate  alındığında;  ulaĢtırma 

yatırımların  devam  etmesi,  ulaĢtırmanın  bölgesellikten  ülke  geneline  yayılması 

beklenmektedir. 

2023 yılında Türkiye‟de yolcu trafiğinin bugünkü 266 milyar yolcu-km düzeyinden 

yaklaĢık 558 milyar yolcu-km ye (2,1 katına) yük trafiğinin ise yaklaĢık 625 milyar ton-km 

ye  çıkması  beklenmektedir.  Bu  beklentiler,  Türkiye‟de  sürekli  artma  eğilimi  gösteren 

taĢıma  talebinin  karĢılanabilmesi  için  demiryolu  ağının  geniĢletilmesini  zorunlu 

kılmaktadır. 

Ülkemiz,    çoğu  Cumhuriyet‟in  ilk  yıllarından  kalma  12  bin  km  demiryolu 

uzunluğuyla  dünyada  23‟üncü  sırada  bulunmaktadır.    ABD  227  bin  km  ile  birinci 

sıradadır. Bu ülkeyi 128 bin km ile Rusya, 98 bin km ile Çin, 65 bin km ile Hindistan, 46 

bin  km  ile  Kanada,  38  bin  km  ile  Avustralya  ve  Almanya,  36  bin  km  ile  Arjantin  takip 

etmektedir.  Türkiye‟nin  kendi  boyutlarına  ve  koĢullarına  (yüzölçümü,  nüfus  yoğunluğu, 

doğal Ģartlar) yakın geliĢmiĢ ülkeler olan Fransa ve Almanya seviyesine gelebilmesi için 

demiryolu  uzunluğunu  5  katına  çıkarması  gerekmektedir.  AB  ülkelerinde  10  bin  kiĢiye 

düĢen demiryolu uzunluğu ortalama 4,4 kilometre iken bu oran Türkiye‟de 1,6 km‟dir.  

Yüzölçümü  Türkiye‟nin  üçte  biri  olan  Romanya  dahil  olmak  üzere  birçok  Avrupa 

ülkesi Türkiye‟den daha uzun demiryolu ağına sahiptir. 

Ülkemizin  mevcut  demiryolu  ağının  9.642  km‟si  ana  hattır.  Bu  demiryolu  ağının 

3.159  km‟si  elektrikli,  3.908  km‟si  sinyallidir.  Türkiye‟de  km2  „ye  düĢen  demiryolu 

uzunluğu  ve  mevcut  demiryolları  üzerindeki  trafik  yoğunluğu  düĢüktür.  Elektrikli  hat 

oranında Türkiye % 26 ile % 52.3 olan AB ortalamasının oldukça gerisindedir. Demiryolu 

alt  yapısının  en  önemli  problemi  büyük  nüfuslu  Ģehirlerarasındaki  demiryolu  hatlarının 

 

 

 

 

 

 

 

Content      ..     4      5      6      7     ..